Sabiha Gökçen Havalimanı Anadolu yakasında, Pendik Kurtköy'de yer alır; Taksim ise Boğaz'ın karşı kıyısında, Avrupa yakasının tam merkezidir. Bu yüzden her transfer bir Boğaz geçişi içerir. Sürücülerimiz trafiğe göre Avrasya Tüneli'ni ya da 15 Temmuz Şehitleri Köprüsü'nü tercih eder; yaklaşık 50 kilometrelik yolculuk gece geç saatlerde 50 dakikaya inerken hafta içi akşam yoğunluğunda iki saati bulabilir.






Araç havalimanından çıktıktan sonra batı yönünde D100/E-5 karayoluna ya da O-4 TEM otoyoluna bağlanır. Avrupa yakasına geçiş için iki gerçekçi seçenek vardır: Göztepe'den Avrasya Tüneli'ne inip Kazlıçeşme'de çıkmak ve sahil yolu üzerinden Karaköy'e, oradan Taksim'e tırmanmak; ya da 15 Temmuz Şehitleri Köprüsü'nden geçip Beşiktaş ve Dolmabahçe üzerinden meydana ulaşmak. Hangisinin seçileceğine sürücü, o anki trafik verisine bakarak karar verir; sizin herhangi bir tercih bildirmenize gerek yoktur.
Süre konusunda dürüst olalım: gece ve sabah erken saatlerde yolculuk genellikle 50-70 dakika sürer. Hafta içi 07.30-10.00 ve 17.00-21.00 aralıklarında köprü yaklaşımları ile D100 yavaşlar ve toplam süre 90 dakikayı, kötü bir akşamda iki saati bulabilir. Uçuş saatinize göre bu bantları hesaba katmanızı öneririz.
Taksim Meydanı; İstiklal Caddesi'nin başlangıcı, Gezi Parkı ve Cumhuriyet Anıtı ile şehrin en bilinen buluşma noktasıdır. Otellerin çoğu Talimhane, Gümüşsuyu ve Sıraselviler çevresinde toplanır; Cihangir ve Galata tarafındaki konaklamalara da meydan üzerinden birkaç dakikada inilir. Meydanın altında M2 metrosu ile Kabataş bağlantılı F1 füniküleri kesişir; sonraki günlerde şehrin geri kalanına raylı sistemle dağılmak buradan son derece kolaydır. Akşamları İstiklal aksı geç saatlere kadar canlı kaldığından, ilk gece için yemek planını varış saatinize göre esnek tutabilirsiniz.
İstiklal Caddesi ve çevresindeki bazı sokaklar yayalaştırılmıştır. Sürücümüz sizi otelinize aracın yaklaşabildiği en yakın noktada indirir; kalacağınız yer yaya bölgesinin içindeyse rezervasyon notuna otel adını yazmanız, buluşma ve bırakma noktasının önceden planlanmasını kolaylaştırır.
Havalimanından Taksim yönüne sabit duraklı servis otobüsleri (Havabus tarzı) kalkar; ekonomiktir ancak sizi meydandaki durağa bırakır, oradan valizlerle otele ulaşmak size kalır. Toplu taşıma ile gitmek isterseniz M4 metrosuyla Kadıköy'e inip vapurla Karaköy veya Kabataş'a geçmek, Kabataş'tan F1 füniküleriyle meydana çıkmak mümkündür; manzarası güzel ama bagajla üç aktarmalı bir yolculuktur.
Özel transferin bu rotadaki farkı aktarmasızlıktır: geliş katında karşılanırsınız, valizler bagaja yüklenir ve bir sonraki durak oteliniz olur. Gece yarısı inişlerinde ya da kalabalık seyahat eden gruplarda bu fark daha da belirginleşir.
Bu transfer aynı zamanda şehirle ilk tanışmanızdır. Köprü rotası seçildiyse Boğaz'ı yukarıdan görürsünüz: sağınızda Karadeniz yönüne uzanan yamaçlar, solunuzda vapurların çizdiği iz ve Avrupa kıyısındaki yalılar. İniş Beşiktaş tarafına yapıldığında Dolmabahçe Sarayı'nın rıhtım duvarı boyunca ilerlersiniz.
Tünel rotasında ise deneyim farklıdır: birkaç dakikalık denizaltı geçişinin ardından tarihi surların eteklerinden, Marmara'ya bakan sahil şeridinden geçilir. Hangi yol seçilirse seçilsin, Taksim yaklaşımında şehir birden yoğunlaşır; bu son iki kilometre, sürenin küçük ama en değişken parçasıdır.
Sabiha Gökçen'de iç ve dış hat gelişleri aynı terminal binasının zemin katında toplanır; karşılama görevlimiz 10 numaralı kapının karşısında elinde TRANSFELO tabelasıyla bekler. Pasaport kuyruklarının uzayabildiği yoğun charter saatlerinde bile araç, uçuşunuz takip edildiği için sizi beklemeye devam eder.
Dönüş yolculuğunda ise ters yönü düşünün: Taksim'den havalimanına akşam saatlerinde çıkacaksanız, uçuştan en az üç saat önce yola koyulmak Boğaz geçişindeki olası yavaşlamayı güvenle karşılar. Cumartesi ve pazar sabahları bu yön genellikle rahattır; asıl dikkat gerektiren dilim, pazar akşamı şehre dönen hafta sonu trafiğidir.